top of page
  • Ankara Avukat

Boşanma Davası Cevap Dilekçesi


ankara boşanma
boşanma

Boşanma Davası Cevap Dilekçesi Örneği


ANKARA 3. AİLE MAHKEMESİNE



DOSYA NO : .................. E.


CEVAP VEREN

KARŞI DAVACI :



VEKİLİ : Av.


KARŞI DAVALI :



VEKİLİ : Av.


KONU : Huzurdaki Davaya Cevap ve Karşı Dava Dilekçemizdir.



AÇIKLAMALAR


Yukarıda bilgileri verilen dosya kapsamında açılan boşanma davasında karşı davalı taraf; müşterek çocuk ............. ÇALIŞMAZ'ın velayetinin anneye verilmesine, 2.500,00 TL davacı lehine, 2.500,00 TL çocuk lehine nafakaya hükmedilmesine, 250.000,TL manevi tazminata hükmedilmesine, ortak konutun davacıya tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.


Huzurda görülmekte olan işbu davada tüm talepler haksız ve mesnetsiz, tüm iddialar asılsız ve gerçek dışıdır. Şöyle ki;


DAVA DİLEKÇESİNE KARŞI CEVAPLARIMIZ VE KARŞI DAVAYA ESAS EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR


Müvekkil ............ ÇALIŞMAZ, karşı davalı ............. ÇALIŞMAZ ile tanışarak aşık olup 25/07/2011'de resmi olarak evlenmiştir. Bu evlilikten 24.06.2012 tarihinde müşterek çocuk ............ ÇALIŞMAZ dünyaya gelmiştir. Başlarda mutlu ve huzurlu olan bu evlilik zamanla temelinden derin bir şekilde sarsılmıştır. Müvekkil ................. ÇALIŞMAZ eşini hala ilk günkü gibi sevmesine rağmen hem psikolojik, hem fizyolojik hem de duygusal olarak çöküntü yaşadığı bu evliliği devam ettirmesi işbu dava tarihi itibariyle imkansız hale gelmiştir.


Müvekkil evliliğini kurtarmak için, karakterinden, isteklerinden ve onuru ve gururundan büyük fedakarlıklarda bulunarak elinden gelen tüm çabayı göstermesine rağmen, karşı davalı tüm bu çabalara kayıtsız kalarak bir yuvanın dağılmasında başlıca sebep olmuştur.


Müvekkil, karşı davalıyla evlenmeden önce hayata ve yaşamaya sıkı sıkıya bağlı, neşeli, hayat dolu gencecik bir bireyken, tüm görücü usulü evlilik taleplerini reddederken, sırf aşık olduğu için karşı davalıyla her türlü zorlu koşullara rağmen evlenmiştir. Ancak karşı davalı eş, evlilik içerinde sergilemiş olduğu kusurlu davranışlarıyla müvekkilin manen çöküntü yaşamasına neden olmuş, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.


Karşı Davalı, Sistematik Şekilde Müvekkille Dalga Geçerek, Onu Aşağılayarak Onur Zedeleyici Şekilde Davranışlarda Bulunmuştur.


Hem karşı davalı, hem karşı davalının ailesi müvekkili, eğitim durumu sebebiyle sürekli olarak aşağılamış, şarkıcı olmasıyla dalga geçmiştir. Sürekli olarak "OKUSAYDIN, KÜLTÜRSÜZ..." gibi sözlerle kişiliğiyle ve yaşantısıyla dalga geçmiştir.


Bu küçümseme müvekkilin eğitim durumuyla da sınırlı kalmamıştır. Karşı davalı, özellikle almış olduğu kilolar ve vücudunda meydana gelen çatlaklar yüzünden, kendisinin fiziksel durumuyla başka insanların yanında dahi açık açık dalga geçmiştir.


Karşı davalının aşağılayıcı tavırları bunlarla sınırlı kalmamıştır. Müvekkili her konuda, her durumda ve herkesin içinde mütemadiyen küçük görmüş, aşağılamış, hakaret etmiş küçük düşürmüştür. Kendisinin fiziksel ve eğitim durumuyla sürekli dalga geçmekle kalmayıp başkalarının dalga geçmesine de engel olmamış, aksine başka insanların da müvekkile istediği gibi hakaret ederek karışmasına ön ayak olmuştur.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 1992/2-81 K. 1992/192 T. 18.3.1992;


"Davacı tanıklarının anlatımlarıyla davalının, sakatsın ne biçim adamsın, paranın nasıl harcanması gerektiğini dahi bilemiyorsun şeklinde sözlerle davacı eşini küçük düşürücü hitaplarda bulunduğu ayrıca ‘ben bu adamla Almanya ya gidebilmek için evlendim’ gibi söylentileri yaydığı gerçekleşmiştir. Davalının belirlenen tutumu ve davranışları ortak hayatı kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarstığı açıktır."


Karşı Davalı, Müşterek Çocuğa Karşı İlgisiz ve Özensiz Davranmıştır.


Karşı davalı ve müvekkil evliyken, hem eşine hem bebeğine karşı özensiz davranmıştır. Müvekkil ailesini geçindirebilmek için geç saatlere kadar çalışmış eve geldiğinde ise bebeklerini hep ağlar vaziyette bulmuştur. Davacı-karşı davalı müşterek çocuğa karşı bir anne şefkati ve ilgisi göstermemiş, anne sütünden dahi onu mahrum bırakmıştır.



Evlilik Birliği İçinde Davacı, Müvekkilden Birçok Gerçeği Gizlemiştir ve Evine Maddi-Manevi Hiç Destek Sağlamamıştır.


Müvekkil varını yoğunu eşi ve müşterek çocukları için harcarken, onların yaşam standartlarını yükseltebilmek için birkaç işte birden çalışırken davacı emekli olduğunu dahi müvekkilden gizlemiştir. Müvekkil davacının emekli olduğunu 1.5 sene sonra başkalarından öğrenmiştir. Davacı evin giderlerine en ufak bir katkısı dahi sağlamamış, eve katkıda bulunmak yerine dernek ve vakıflara her ay düzenli olarak bağış yapmıştır. Davacı hayati konularda eşinin fikrini ve düşüncesini önemsemeden hareket etmiş, evliliğin getirmiş olduğu iki kişilik düşünme, ortak karar alma gibi hususlarda hep ihmalkar davranmıştır.


Davacı ev işlerini ve temizlik yapmamıştır, evde her yerin leş gibi bir hale bürünmüştür, evde temizliği dahi müvekkil kendisi yapmıştır.


Müvekkilin ekonomik durumu iyi değildir ve davacı ile ortak yaşadıkları konuttan başka bir evi yoktur. İşbu sebeple ortak konutun tahsisi talebinin ve davacının nafaka taleplerinin reddedilmesi gerekmektedir.


Karşı Davalı, Müvekkilden İlgisini, Şefkatini Ve Sevgisini Eksik Etmiştir.


Evlilik, tarafların karşılıklı ilgisini ve şefkatini gerektiren hassas bir dengedir. Ancak karşı davalı evlilik hayatı boyunca sevgisiz ve ilgisiz davranmıştır. Bir erkeğin en temel ihtiyacı olan sevilme ve arzu edilme duygusundan müvekkili mahrum bırakmıştır. Davacının iddiasının aksine aslında müvekkil eşiyle uyumak istemiştir, bunu eşine söylemesine rağmen davacının ’’çok horluyorsun’’ gerekçesine dayanarak davacı müvekkil ile birlikte yatmayı reddetmiştir.


Karşı davalı evli olduğunu umursamayarak, eşinin işten eve döndüğü vakitlerde ya bilgisayar ve telefon oyunlarıyla meşgul olarak eşini ve çocuğunu ihmal etmiştir.


Müvekkil bir eşin diğer eşe karşı sorumlulukları çerçevesinde ve duyduğu derin sevgiyle eşine sarılmak, öpmek istemiştir. Ancak karşı davalı her konuda olduğu gibi bu konuda da kendisine kaba davranmış , sarılmaktan, şefkatten ve ilgiden mahrum bırakmıştır.



Karşı Davalı Cinsel Olarak Eşinden Sürekli Uzak Durmuştur.


Karşı davalı, müvekkili bir eş olarak görmemiştir. Cinsel olarak müvekkilimden hep uzak durmuş, kendisini arzulamamıştır. Davacı bir eş olarak vazifesini yerine getirmemiş müvekkilden hep uzak durmuştur. Hatta "ARTIK EVLİYİZ ÇOK FAZLA İLİŞKİYE GİRMEYE GEREK YOK" diyerek isteksizliğine kılıf uydurmaya çalışmıştır.


Müvekkil, eşinin cinsel isteksizliğine karşı her türlü çözüm yöntemini denemiştir. Başlarda bu isteksizliğin kendinden kaynaklı olabileceğini düşündüğü için, kendi fiziksel görüntüsünde değişiklik yapma yollarını denemiş, ancak bu yöntem de işe yaramamıştır. Çünkü karşı davalının problemi kendisiyle değil müvekkilimle alakalıdır.



VELAYET TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR


Yukarıda da kısaca bahsetmeye çalıştığımız üzere, karşı davalı çocuğuna karşı ilgisiz ve sorumsuz bir annedir. Davacının annelik duygusu gelişmediği için çocuğun bakımını üstlenmesinin mümkünatı bulunmamaktadır. Sonuç olarak, çocuğun üstün menfaati gereği hem psikolojik, hem fizyolojik hem de duygusal gelişimi için velayetinin müvekkile verilmesi gerekmektedir.


TAZMİNAT TALEBİMİZE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR


Tüm bu anlattığımız evlilik hayatı, müvekkilin manevi olarak nasıl yıprandığının kanıtıdır. Her ne kadar tazmini mümkün olmasa da müvekkil lehine 150.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat talebimiz mevcuttur.


HUKUKİ SEBEPLER : TMK,HMK, ve ilgili sair mevzuat


DELİLLER : Tanık Beyanları, WhatsApp Mesajlaşmaları, Normal Mesajlaşmalar, Fotoğraflar, Ekran Görüntüleri, Videolar, Bilirkişi İncelemesi, Hastane Kayıtları ve Raporlar, Telefon Kayıtları, Hts Kayıtları, Sosyal Medya Hesapları, Oyun Hesapları, Mevduat Hesap Hareketleri, Yargıtay Kararları, İsticvap, Davalı Tarafın Sunacağı Delillere Karşılık Sunulacak Delile Karşı Delil Sunma Hakkımız Saklı Kalmak Kaydıyla Tüm Yasal Deliller ve Takdiri Deliller vs.


SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemenizce re'sen dikkata alınacak sebeplerle;


1-Haklı davamızın KABULLÜNE, asıl davanın REDDİNE, sonuç olarak tarafların BOŞANMASINA

2-Müşterek çocuk ............... ÇALIŞMAZ'ın VELAYETİNİN MÜVEKKİL BABAYA VERİLMESİNE

3-İştirak ve yoksulluk nafakasının REDDİNE karar verilmesini,

4-Ortak konutun TAHSİSİ TALEBİNİN reddine karar verilmesini,

5-Müvekkil lehine 150.000,00 TL MADDİ TAMİNAT, 150.000,00 TL MANEVİ TAZMİNATA

6-Tüm yargılama giderleri ve masraflarının karşı davalı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ederiz.


Davalı Vekili

Av. ALİYE İLAYDA DURSUN

3 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page