top of page
  • ilaydaliyee

Nişanlanma Nedir? Hediyelerin Geri Verilmesi

Nişanlanmanın Gerçekleşmesi


nişanlanma
nişanlanma

Nişanlanma İradesi

Türk Medeni Yasası'na (TMK) göre, nişanlanma, evlenme vaadi verme yoluyla gerçekleşir (TMK m. 118).

Nişanlanma nedir sorusuna birçok farklı cevap verilebilir. Taraflar, birbirlerine evlenme niyetlerini açıkça bildirerek nişanlanır. Özel bir nişanlanma şekli yasada belirtilmemiştir, bu yüzden nişanlanma herhangi bir şekilde gerçekleştirilebilir. Taraflar, nişanlanma iradelerini açıkça (sözlü veya yazılı olarak) veya örtülü bir şekilde ifade edebilirler. Örneğin, "Benimle evlenir misin?" sorusu açık, nişan yüzüğünü sessizce takmak ise örtülü bir irade ifadesidir. Her iki durumda da karşı tarafın olumlu yanıtıyla nişanlanma oluşur.


Nişanlanma iradeleri ciddi olmalı ve evlenme amacını taşımalıdır. Eğer bu koşullar sağlanmazsa nişanlanma geçerli sayılmaz. Örneğin, bir tiyatro oyununda rol gereği yapılan evlenme sözü nişanlanma olarak kabul edilmez. Bir taraf, şaka olarak evlenme sözü vermiş ve karşı taraf bunun bir şaka olduğunu biliyorsa, böyle bir irade beyanıyla geçerli bir nişanlanma oluşmaz. Ancak, karşı taraf şakayı anlamaz ve evlenme teklifini ciddi olarak kabul ederse nişanlanma geçerli olabilir.


Nişanlanmanın gerçekleştiği olgusu, nişanı teklif eden tarafından kanıtlanmalıdır. Nişan töreninin yapılıp yapılmaması, nişanlanmanın geçerliliği açısından önemli değildir, ancak törenin gerçekleşmesi nişanlanmanın varlığını kanıtlamak için kolaylık sağlar. Nişanlanma, tanıklar da dâhil olmak üzere her türlü kanıtla ispat edilebilir. Ancak yalnızca arkadaşlık, flört, karşılıklı sevgi gibi durumlar nişanlılığın kabulü için yeterli kanıt değildir.


Nişanlanma, kişinin sıkı sıkıya bağlı haklarından biridir. Bu nedenle tarafların nişanlanma iradelerini kendileri açıklamalıdır. Nişanlanma ve eş adayı seçimi bizzat nişanlanacak kişi tarafından yapılmalıdır. Temsilci aracılığıyla nişanlanma mümkün değildir, ancak haberci aracılığıyla nişanlanma yapılabilir. Haberci, kişinin nişanlanma iradesini doğrudan taşır. Örneğin, "Ben evlenmek istiyorum, uygun birini bulursanız benim adıma evlenme teklif edin." sözü üzerine anne ve baba, çocukları adına evlenme teklifinde bulunabilirler. Ancak Mehmet'in annesi, Ayşe'ye "Mehmet seninle evlenmek istiyor, kabul eder misin?" dediğinde, nişanlanma gerçekleşir.


Nişanlanma koşula bağlanabilir. Koşul geciktirici veya bozucu olabilir. Ancak koşul, yasaya, ahlaka veya kişisel haklara aykırı olamaz, aksi takdirde nişanlanma geçersiz olur. Koşulun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz bir olaydır. Geciktirici koşul gerçekleştiğinde nişanlanma gerçekleşir, bozucu koşul gerçekleştiğinde ise nişanlanma kendiliğinden sona erer.


Nişanlanma Ehliyeti


TMK'da nişanlanma ehliyeti hakkında özel bir düzenleme yoktur, bu nedenle diğer hukuki işlemlerde olduğu gibi nişanlanma için de ehliyet koşulları göz önünde bulundurulmalıdır. Nişanlanma iradesini açıklayan tarafların nişanlanma ehliyetine sahip olmaları gerekmektedir. Tam ehliyetliler ve sınırlı ehliyetliler nişanlanma ehliyetine sahiptirler ve herhangi birinin rızasına ihtiyaç duymazlar. Tam ehliyetsizler, ayırt etme yetisinden yoksun oldukları için nişanlanamazlar.


Sınırlı ehliyetsizlerin nişanlanma sözleşmeleri geçerli olabilir, ancak yasal temsilcilerin rızası olmadan bu işlem sadece mali sonuçları bakımından bağlayıcı olmaz. Yasal temsilcinin rızası, nişanlanmanın mali sonuçları nedeniyle gereklidir. Sınırlı ehliyetsiz, velayet altındaysa rıza niza velisi tarafından, vesayet altındaysa vasisi tarafından verilmelidir. Ana ve baba velayet altındaysa, her iki tarafın rızası gereklidir. Yasal temsilci rıza göstermezse, diğer taraf nişanı haklı nedenle bozabilir, ancak tazminat istenemez.


TMK'da nişanlanma için bir yaş sınırı belirtilmemiştir. Öğretide, küçüklerin nişanlanabilmesi için "cinsel olgunluğa (buluğa) ermiş olma" koşulunun aranması gerektiği önerilmektedir.

Nişanlanma Engelleri


TMK'da evlenme engelleri belirtilmiş olmasına rağmen nişanlanma engelleri hakkında özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak öğretide kabul edildiği üzere, evlenme engelleri nişanlanma için de geçerli olmalıdır.


Kesin Nişanlanma Engelleri


Kesin nişanlanma engelleri, nişanlanma iradesinin gerçekleşmesini tamamen engelleyen nedenlerdir. Bunlar aynı cinsiyetten olma, hısımlık, akıl hastalığı ve mevcut evliliktir.


  • Aynı Cinsiyetten Olma: Nişanlanma sadece farklı cinsten kişiler arasında yapılabilir. Aynı cinsiyetten kişiler arasında evlenme vaadi geçerli değildir. Ayrıca, taraflardan biri sonradan cinsiyet değiştirirse nişanlılık otomatik olarak sona erer.

  • Hısımlık: Kesin evlenme engeli oluşturan hısımlık dereceleri, nişanlanma için de geçerlidir. Üstsoy ile altsoy arasında, kardeşler arasında, amca, dayı, hala, teyze, yeğenler arasında, kayın hısımlığı doğuran bir evlilik sona ermiş olsa bile eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında nişanlanma engeli vardır.

  • Akıl Hastalığı: Tıbbi olarak evlenmeye sakınca bulunan akıl hastaları nişanlanamazlar.

  • Mevcut Evlilik: Bir kişi mevcut bir evliliği sürdürürken başka biri ile nişanlanması mümkün değildir. Mevcut evlilik, nişanlanmanın da önündedir. Ancak bazı durumlarda mevcut evliliğin sona ereceğini kesin olarak öngördüğümüzde yapılan nişanlamanın kabul edilebilir olduğu öğretide kabul edilir.


nişanlanma
nişanlanma engelleri

Kesin Olmayan Nişanlanma Engelleri


Kesin olmayan nişanlanma engelleri, nişanlanma sözleşmesinin yapılmasına engel olan ancak zaten bir nişanlanma sözleşmesi varsa bu sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyen nedenlerdir. Örneğin, kadın için öngörülen bekleme süresine (iddet mühleti-300 gün) uyulmadan yapılan nişanlanma sözleşmesi geçerli olabilir.


Nişanlanmanın Hükümsüzlüğü


A. Yokluk


Nişanlanma, bir hukuksal işlem niteliğinde olduğundan, onun kurucu unsurları eksikse nişanlanma hiç doğmamış, yok hükmündedir. Nişanlanmanın kurucu unsurları, karşılıklı evlenme vaadi ve bu vaatte bulunanların ayrı cinsiyette olmalarıdır.


B. Butlan


Nişanlanmanın kurucu unsurları tamam olmakla birlikte geçerlilik koşullarında eksiklik varsa o nişanlanma geçersizdir.


  • Ehliyetsizlik, evlenmeleri yasayla yasaklanan hısımların, akıl hastalarının ve evli kimselerin yapacakları nişanlanmayı geçersiz kılar.

  • Evlenme vaadi emredici hukuk kurallarına, ahlaka aykırı olması ve evlenme vaadini yerine getirmenin imkansız olması nedeniyle de geçersizdir.


Çifte nişanlanma geçerli midir?
İlk nişanlılık ilişkisini sona erdirmek isteyen kişi ikinci kez nişanlanabilir. Ancak, ilk nişanı devam ettirmek istediğinde ikinci nişanlama geçersizdir ve ilk nişanlanma kabul edilir.
  • Muvazaa; Nişanlanma, üçüncü kişilere karşı göstermelik olarak yapılırsa muvazaalı (danışıklı) olur ve geçersizdir. Örneğin, tanıklık yapmamak veya davadan çekilmek için nişanlananların durumu böyledir. Muvazaalı nişanlamanın ispatı zordur.


C. İrade Bozukluğu


Nişanlamadaki irade bozukluğu durumları, Türk Borçlar Yasası'ndaki genel hükümlere veya Türk Medeni Yasası'nın irade bozukluğu hükümlerine tabi değildir. Nişanlanmanın özgü niteliği nedeniyle, irade bozukluğu durumlarında nişanlılardan biri, haklı bir nedenle nişanı bozma hakkına sahiptir. İradesi sakatlanan nişanlı, yanıldığını, aldatıldığını veya korkutulduğunu öğrendikten veya korkutma etkisinden kurtulduktan sonra nişanı derhal karşı tarafa bildirmelidir.


Borçlar hukukundaki irade bozukluğu durumlarında uygulanan bir yıllık süre nişanlanmada geçerli değildir. İradesi sakatlanan nişanlı, hemen nişanı bozduğunu bildirirse nişan haklı nedenle bozulmuş olur. Aksi takdirde nişanlanma geçerli kabul edilir.


Nişanı bozan taraf, aldatma veya korkutma durumunda diğer taraftan tazminat isteyebilir. Yanılmada, nişanı bozan tarafın kusuru varsa, onun nişanı bozması haksız kabul edilir ve diğer tarafın tazminat istemleri kabul edilir.


Zihni kayıtla evlenme vaadinde bulunan tarafın beyanı, diğer tarafın zihni kaydını bilmediği sürece geçerlidir.


Nişanlılığın Hükümleri


A. Evlenmeyi Gerçekleştirme Yükümlülüğü


Nişanlanma ile taraflar evlilik birliğini kurma hazırlıklarını yapma yükümlülüğü altına girerler. Bu yükümlülüğü yerine getirebilmek için ciddiyetle evlilik hazırlıklarına girişmeleri gerekir.


Taraflar bu yükümlülüğü yerine getirmezse, hukuki bir zorlama olmadan nişanlılık sona erer. Ancak bu durumda taraflar arasında maddi veya manevi tazminat talep edilemez.


B. Sadakat Yükümlüğü


Nişanlılar arasında da sadakat yükümlülüğü geçerlidir. Bu yükümlülük, cinsel sadakati ifade etmenin ötesinde, genel sadakati kapsar. Nişanlılar dürüst davranmalı, yalan söylememeli ve birbirlerine destek olmalıdır. Sadakat yükümlüğünün ihlali, nişanlılık ilişkisinin sona erdirilmesi için haklı bir neden olabilir ve tazminat talep edilebilir.


C. Nişanlılığa Bağlı Diğer Hukuki Sonuçlar

  • Tanıklık Kaçınma ve Hakimlikten Çekinme: Nişanlılar birbirleri hakkında tanıklık yapmaktan çekinebilirler. Ayrıca, nişanlılardan biri yargıç ise diğer nişanlının davasına bakamaz ve çekinmek zorundadır.

  • Nişanlıların Yakın Sayılması: Nişanlılık, nişanlıları Türk Medeni Yasası'na göre yakın sayar. Bu durum bazı hukuki sonuçları etkileyebilir, örneğin mirasçılıktan çıkarma veya evlenmenin iptali.

  • Mal Rejimi Sözleşmesi: Nişanlılar, evlenmeden önce veya sonra mal rejimi sözleşmesi yapabilirler.

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı ve Manevi Tazminat İsteme Hakkı: Nişanlılardan birinin ölmesi durumunda sağ kalan nişanlı, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilir.

Nişanlılığı Sona Erdiren Sebepler


Nişanlılığın sona ermesi, mevcut ve geçerli bir nişanlılığın sona erdiği durumu ifade eder. Bu, nişanlılığın hükümsüzlüğünden veya yokluğundan farklıdır. Nişanlılığın sona ermesi için bazı sebepler vardır:

  • Evlilik: Nişan, bir evlenme taahhüdü olduğundan, evlilik gerçekleştiğinde nişanlılık sona erer. Ayrıca, bir nişanlı, başka biriyle evlendiğinde de nişanlılık ilişkisi sona erer.

  • Bozucu Koşul: Nişanlılık, belirli bir koşulun gerçekleşmesine bağlı olarak kurulmuşsa, bu koşulun gerçekleşmesiyle nişanlılık otomatik olarak sona erer.

  • Cinsiyet Değişikliği: Bir nişanlı, sonradan cinsiyet değiştirdiğinde, bu durumda evlenme mümkün olamayacağı için nişanlılık sona erer.

  • Evlenme Ehliyeti Kaybı veya Evlenme Engelinin Ortaya Çıkması: Nişanlılardan biri evlenme ehliyetini yitirirse veya kesin bir evlenme engeli ortaya çıkarsa (örneğin akıl hastalığı), nişanlılık sona erer.

  • Karşılıklı Anlaşma: Taraflar, karşılıklı olarak nişanlanma sözleşmesini sona erdirebilirler. Bu sözleşme herhangi bir şekle tabi değildir ve tazminat istenemez.

  • Tek Taraflı Nişan Bozma: Herhangi bir taraf, tek taraflı olarak nişanı bozabilir. Bu, nişanlılığın kesin olarak sona erdiği anlamına gelir ve geri dönüş mümkün değildir. Nişanlılardan herhangi biri, tek taraflı olarak nişanı sona erdirebilir; bu duruma "nişanın bozulması" denir. Bu, kişinin sıkı sıkıya bağlı haklarından biridir ve ayırt etme gücüne sahip küçükler veya kısıtlılar için yasal temsilcinin onayına ihtiyaç duyulmaz. Nişanı bozma iradesi açıkça veya örtülü olarak ifade edilebilir.

Örneğin, bir kişi nişanı bozmak istediğinde, bunu karşı tarafa açık bir şekilde ifade edebilir veya nişan yüzüğünü veya nişan hediyelerini geri gönderebilir. Başka bir kişiyle nişanlanması veya evlenmesi de nişanın bozulması anlamına gelir. Ayrıca, haber vermeden farklı bir yerde yaşamaya başlamak da nişanın bozulmasını ifade eder.


Nişanın bozulmasının ardından, nişanlılık ilişkisi kesin olarak sona erer ve geri dönüş mümkün değildir. Ancak, taraflar daha sonra nişanlılık ilişkisini yeniden başlatmak istediklerinde tekrar nişanlanmak zorundadırlar. Nişanın bozulmasında haklı bir neden olması gerekmez; haklı nedenin olup olmaması yalnızca tazminat sorumluluğunu etkiler.


Nişanlılığın Sona Ermesinin Sonuçları


Evlilikle sona ermesinin dışında 3 sonucu bulunmaktadır:

Maddi Tazminat (TMK 120)

Haklı bir neden olmaksızın yahut karşı tarafın kusuru nedeniyle nişanın bozulması gerekmektedir. Giderilmesi istenilebilecek zarar kalemleri;

  • Evlenme amacı güdülerek yapılan harcamalar,

  • Katlanılan maddi fedakarlıklar

  • Nişan giderleri

İspat yükü maddi zararın giderilmesi talebinde bulunan taraf olup nişanın bitmesinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde talep edilmelidir. Aksi halde zamanaşımına uğrayacaktır. Dava sonucunda "uygun miktarda" bir tazminata hükmedilecektir.


Manevi Tazminat (TMK 121)

Nişanın bozulması neticesine kişilik hakları zedelenen taraf, zedelenmede kusuru bulunan taraftan manevi tazminat talep edebilmektedir. Manevi tazminat talebinde bulunulabilmesi için;

  • Nişanın bozulması

  • Kişilik haklarının saldırıya uğraması

  • Karşı tarafın kusurlu olması gerekmektedir.

Dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olup, ispat yükü talepte bulunan tarafa aittir, 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. 1 yıl sonra talep edildiğinde manevi tazminata hükmedilebilmesi için karşı tarafın zamanaşımı itirazında bulunmaması gerekmektedir. Kusurun miktarı ve olayın özelliklerine göre hakim dava neticesinde uygun miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verecektir.

Hediyelerin Geri Verilmesi (TMK 122)

Nişanlanma Hediyelerin Geri Verilmesi


a. Genel Bakış


Nişanlılık süreci, evlenme beklentisiyle birçok hediye verme geleneği içerir. Ancak nişanlılık, evlenme dışındaki bir nedenle sona ererse, verilen hediyeler nişanlılar arasında veya aile üyeleri arasında geri istenebilir (TMK madde 122).


Hediye, maddi bir değere sahip olan her türlü kazandırmayı içerir. Nişan yüzükleri, para, altın, gümüş, pırlanta ve saat gibi eşyalar bu kavrama dahil edilir. Aynı zamanda, değeri düşük olsa bile tüketilebilen veya tüketilemeyen diğer her türlü eşya da hediyeyi oluşturur. Ancak ahlaki bir yükümlülüğü yerine getirmek için verilen şeyler hediye olarak kabul edilmez. Ekonomik bir değeri olmayan mektuplar, belgeler veya nişanlıların fotoğrafları, hediye olarak değil kişisel varlıklar olarak kabul edilir ve TMK'nın 24. maddesi uyarınca geri istenebilir.


b. Koşullar

  • Hediyenin Nişanlılık Sürecinde Verilmiş Olması

Hediye, nişanlılık dönemi boyunca verilmiş olmalıdır. Nişan töreni sırasında verilen hediyelerin yanı sıra evliliğin yakın olduğu durumlarda veya nişana yakın bir tarihte verilen hediyeler de geri istenebilir. Diğer nedenlerle verilen hediyeler, hediyelerin geri verilmesi hükümleri kapsamında talep edilemez (TMK madde 122).

  • Hediyenin Alışılmışın Dışında Olması

Her türlü hediye geri istenemez, yalnızca "alışılmışın dışında" olanlar talep edilebilir (TMK madde 122). Alışılmış hediyeler, ekonomik değeri düşük ve günlük yaşamda sıkça karşılaşılan hediyelerdir. Örneğin çiçek, çikolata ve pasta gibi bu tip hediyeler geri istenemez. Ekonomik değeri yüksek olan ve günlük yaşamda nadir karşılaşılan hediyeler ise alışılmışın dışında kabul edilir. Bir hediye alışılmış mı yoksa alışılmışın dışında mı olduğunu, her durumda tarafların pozisyonlarına ve çevrelerine göre bir yargıç belirler.

  • Nişanlılığın Evlenme Dışında Bir Nedenle Sona Ermesi

Hediyelerin geri verilebilmesi için nişanlılığın "evlenme dışında bir nedenle" sona ermiş olması gerekir (TMK madde 122). Eğer nişanlılar evlenmişse hediyelerin geri verilmesi talep edilemez.


Hediyelerin geri verilmesi istemi açısından sona ermenin haklı bir nedene dayanıp dayanmaması veya kusurun önemi yoktur. Maddi veya manevi tazminat talebinden farklı olarak, nişanın bozulması veya nişanlıların kusurlu olması gerekmez. Nişanın bozulması durumunda, kusuru olan nişanlı da verdiği hediyelerin geri verilmesini talep edebilir. Nişanlılık, bir nişanlının ölümü gibi nedenlerle sona erdiğinde, ölenin mirasçıları da hediyelerin geri verilmesini talep edebilir.


c. Usul


aa. Taraflar


Dava, hediyeyi veren kişi tarafından davalı nişanlıya veya ailesine karşı açılır. TMK'ya göre, hediyeyi geri isteme hakkı sadece "verenler tarafından" kullanılabilir (TMK madde 122). Hediyeyi veren nişanlıysa, geri verme talebini kendisi dile getirmelidir. Ancak hediyeyi ana-baba veya aile üyeleri vermişse, geri verme talebini nişanlı değil, bu kişiler ileri sürmelidir. Bir nişanlının diğer nişanlının ailesine veya yakınlarına verdiği hediyeler ile nişanlıların aileleri arasında verilen hediyeler, TMK madde 122 hükümleri kapsamında geri istenemez. Bu hediyelerin geri verilmesi, nedensiz zenginleşme kuralları gereği de istenemez. Çünkü nedensiz zenginleşmeye dayalı bir istem için, yapılan kazandırmaya temel oluşturan nedenin geçersiz veya gerçekleşmeyen bir neden olması gerekir. Ancak hediyeler, bağışlama sözleşmesine dayanır.


bb. Dava Konusu


Geri verme talebi, "nişanlılara verilen hediyeler" üzerine odaklanır. Bu hediyeyi bir nişanlı diğerine vermiş olabileceği gibi, nişanlıların ailesi veya akrabaları da verebilir (TMK madde 122). Bir nişanlının diğer nişanlının ailesine veya yakınlarına verdiği hediyeler ile nişanlıların aileleri arasında verilen hediyeler, nişanlılık dikkate alındığında bile geri verilmesi talep edilemez. Çünkü bu hediyelerin geri verilmesi, nedensiz zenginleşme kurallarına dayalı bir istemle de uyumlu değildir. Çünkü nedensiz zenginleşmeye dayalı bir istem, yapılan kazandırmaya temel oluşturan nedenin geçersiz veya gerçekleşmeyen bir neden olması gerektirir. Oysa hediyeler, bağışlama sözleşmesine dayalıdır.


cc. İspat Yükü


Davacı, nişanlılık ilişkisinin varlığını, bu ilişkinin evlilik dışında bir nedenle sona erdiğini ve alışılmışın dışında bir hediye verildiğini ispat yükümlülüğü altındadır.


dd. Zamanaşımı


Hediyelerin geri verilmesi davası, bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir ve süre, nişanın sona ermesinden itibaren başlar (TMK madde 123). Taraflardan birinin sona erme gerçeğini sonradan öğrenmesi, zamanaşımı süresinin başlangıç tarihini değiştirmez.


ee. Karar


Hediyeler, genellikle aynen geri verilmelidir (TMK madde 122/2). Ancak hediye artık aynen geri verilemeyecek durumdaysa, eşdeğer bir nesne ile iade edilmelidir. Hediyenin aynen veya eşdeğer bir şekilde iadesi mümkün değilse, geri verme kapsamı nedensiz zenginleşme kurallarına göre belirlenir (TMK madde 122/2).

47 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page